Evet;ben şimdi çok sıkıcı,kimsenin duymak,öğrenmek istemediği,okuduğu zaman içine fenalıklar bastıran,her zaman tabu olan,hiçbir zaman ilgi çekmeyen,'like' ve paylaşım almayan birşeylerden bahsetmeye başlıyorum. Şimdiden sıkıldınız aslında,kabul edin :) Başlığı okurken bile hatta..
"Peki neden böyle oluyor?" diye çok düşündüm. Neden benim bu konuyla ilgili paylaşımlarım,yakarışlarım,dikkat çekme çabalarım hiçbir zaman ilgi görmüyor da şakalı,komik videolar,fotoğraflar ve yazılar ilgi görüyor,sürekli like ve yorum alıyordu?
Sonrasında sebebini buldum; çünkü kişi sağlıklı bir hayat sürerken ve canını sıkan başka bir sürü şey varken (para-pul,çoluk-çocuk,iş-güç vs.) belki de başına bir gün gelebilecek ama şuanda başında olmadığı için umursamadığı şeyleri görmekten nefret ediyordu. Canını sıkacak yeni bir şey vardı çünkü orada. Tanıdığı bir kişi bu sıkıntıyı yaşıyordu ve artık görmüştü hayatta böyle şeyler de yaşandığını ama görmezden gelmek istiyordu çünkü bunları kendi de yaşayabilirdi ve bu gerçekten canını çok sıkıyordu. O yüzden 'ignore' etmek çok daha rahatlatıcıydı onun için. "Sezi yine dertlerinden bahsetmiş,şimdi bu gerçekle yüzleşicem ve canım sıkılacak" ve hooop hemen geçiyor o paylaşımı..
Bu durumu farketmiş ve algılamış olsam da maalesef hala zor geliyor böyle düşünülmesi.. Şimdi aranızdan belki de " saçmalama,yok öyle bir şey" diyenler çıkacak ama kımooonnn kandırmayalım birbirimizi :) Neyse bu bölümü çok fazla uzatmışım farketmeden.. Sizi diyaliz makinesiyle tanıştırayım;
Bu beni 9 yıldır yaşatan ama sürünerek bir hayat yaşama sebep olan cihaz. Kendisi benim çalışmayan böbreklerimin yerini almaya 'çalışıyor'. Neden böyle dedim; çünkü bu koskoca cihaz,sağlıklı bir böbreğin yaptığı işin %10'unu yapabiliyor sadece. Dolayısıyla vücuttaki sağlıklı kalmaya çalışan herşey eksik çalışıyor ve bozuluyor zamanla. Kalbim,damarlarım,psikolojim,cinsel hayatım,cildim,saçlarım,beynim ve daha biiiir sürü şey bu geri kalan %90'lık açık sebebiyle diyalize devam ettiğim sürece bozulmaya devam edecek ve beni hem psikolojik,hem de fiziksel olarak hızlıca öldürecek.
Gelelim diyalizin kendisine.. Bu cihaza bağlanabilmeniz için kolunuzdaki,doktorların uygun bulduğu bir damara 'fistül' açılması gerekiyor. Fistül,kısaca atardamarla toplardamarın birbirine dikilmesiyle oluşturulan,kanın makineye ulaşabilmesi için yüksek akım yaratılmasını sağlayan bir operasyon. Lokal anesteziyle yapılır ve inanılmaz sinir bozucu bir operasyondur aynı zamanda. Operasyon sonrası en az 4-5 gün boyunca asla kolunuzun üzerine yatmamanız ve kolunuzu yastık desteğiyle yukarıda tutarak uyumanız gerekir. Ve artık o kolunuzla bir daha asla ağır bir şey kaldırmamanız gerektiği söylenir size. Çünkü bu söylenenlere uymazsanız fistülünüz 'susacak' ve tüm bu sinir bozucu fistül açma operasyonu süreci tekrar edecektir. Fistül açıldıktan sonra, tabi acil hasta değilseniz (acil hastalar için geçici katater açılır) yaklaşık1 ay damarlarınızın o çoookkk kalın iğnelerin takılabileceği kalınlığa gelmesi için beklenir. Buna 'damarların gelişmesi' denir. Damarlarınız geliştikten sonra ilk diyaliz seansınıza girmek için diyaliz merkezinize gidersiniz.
Daha önce bir diyaliz merkezinde bulunmadıysanız ya da fotoğrafını görmediyseniz gördükleriniz şok etkisi yaratır. Çünkü orası size göre bir hastanedir ama hastanede bütün hastaların normalde kendi odaları olur. Buradaysa bütün hastalar cümbür cemaat birlikte yatar. (Çünkü ölümcül bir hastalığınız vardır ve her an kalp krizi geçirebilir,tansiyonunuz sizi öldürebilecek kadar düşebilir,kolunuzda kanama olabilir vs vs. ve hemşirelerin anlık olarak takip edip müdehale etmeleri gerekir.) Şuanda kendi yattığım yataktan çektiğim manzara şu şekilde;
Neyse o ilk şoku atlatmaya çalışırken sıra iğnelerdedir. Diyaliz iğnelerinin ucunun çapı bildiğiniz hiç bir iğne ucu çapına benzemez. Çünkü damarınızdan maksimum miktarda kanı çekebilmek için çok çok kalınlardır. İğne fobiniz varsa bol şans! Benim yoktu neyse ki ama o iğnelerden sonra oldu. O iğnelerin acısı ölümcüldür ilk birkaç ay. Hayatınızda karşılaştığınız en büyük acılardandır belki ama hiç kımıldamamanız lazım o acıyı çekerken. Çünkü kıpırdarsanız o körpe,yeni gelişmiş damara hemşire iğneyi doğru giremez ve iğne damardan çıkıp deri altına geçer ve bu durum makineden gelen kanın damarınızın içine gitmesi yerine,derinizin altına akması demektir ve bu yüzden kolunuz davul gibi şişer. Kanın damar yerine deri altına dolması da inanılmaz can yakıcı bir şeydir. Sonrasında oluşacak devasa boyuttaki morluk da cabası.. Neyse bir şekilde 4 saat boyunca o yatağa kelepçelenmişsinizdir. Çektiğiniz acılar,ağlamalarınız,bağırmalarınız,yaşadığınız psikolojik yıkım anne ve babanız dışında hiç kimsenin umrunda değildir artık.
İşte ilk deneyim az-çok böyle gibi bir şey. Çok eksiği var ama fazlası yok.
Yani diyaliz hastalığı ve diyalizde olmakla ilgili yazacak o kadar çok şey,verilecek o kadar çok bilgi var ki nereden başlayıp,hangi bilgiyi vereyim inanın bilemiyorum cidden. Zaten fark etmeden de baya uzunca (ve sıkıcı:)) bir yazı olmuş. Devamını yazar mıyım bilmiyorum ama ilk blog deneyimim için bu kadarı yeter sanırım.
Hoççakalın tüm buraya kadar okuyanlar. Teşekkür ederim.
Canımsın sen! "Yok öyle bişey" diycem, "sana ordan öyle geliyo" diycem, acını hissettiklerini kesinlikle bilemeyiz ama bunu senden dinlemek kesinlikle huzursuzlık vermiyo. Sadece, çok sevdiğim bi insanın böyle birşey yaşıyor olduğu gerçeğini kafama dank ettiriyo ve bunun da haliyle üzücü bi yanı oluyo. Çünkü bilirsin çaresizlik, birşeyler yapamadan öylece seyretmek, çok korkunç bişi. yoksa sen hayatımdaki en 'hayat dolu' arkadaşlarımdan birisin ve söyledigin hicbir şeyden rahatsız olmam" desem de inanmıycaksın.
YanıtlaSilDaha çok yaz! lütfen yaz! burda güzel bir içerik sun herkese. Bilen bilmeyen herkeste o bilinci yarat! Biz de seninle birlikte öğrenelim Sezi'm.
Seni çok seviyorum onu bil de, şey olmasın soğra:)
ben de seni çok seviyorum kuzucum. Desteğin için teşekkür ederim :)
SilMevzu ciddi. Bence yazıya devam edip az da olsa bazı kimselerin dikkatini toplayabilmen güzel bir çalışma olur.
YanıtlaSilBu gibi işlerin tesellisi nasıl olur bilemiyorum. Ama sabır gerektirmeden üstesinden gelinebilecek bir hayat (ve hatta en kolay hayatlar için bile böyle) olduğunu sanmıyorum.
Yazıların devamı gelsin. Sıkıcı falan deyip durma. Millet okuyacak biraz ona da sabret. Olur ya birileri tecrübelerinden istifade eder. Sabret.
Teşekkür ediyorum. Sabretmek,sabretmek zorunda olmak çok zor. Yazmaya devam etmeye çalışıcam.
SilAcil şifalar diliyorum, gerçekten çok zor bir rahatsızlık.
YanıtlaSilالله تعالى tez zamanda şifa verir size انشاالله, yazınızı çok beğendim. Umarım devamını getirirsiniz.
YanıtlaSilTeşekkür ediyorum,devam etmeye çalışıcam.
SilYazınızı herkesin okuması lazım aslında.Çok geçmiş olsun.Deneyimlerinizi paylaşma nezaketinde bulunduğunuz için teşekkür ederim.
YanıtlaSilAsıl ben teşekkür ederim okuduğunuz ve yorum yazıp destek olduğunuz için..
SilYazmaya devam etmelisin. İlk teşhis nasıl kondu?
YanıtlaSilBir sonraki yazımda diyaliz öncesindeki yaşadıklarımı yazmayı düşünüyorum,teşhis de dahil buna. Takipte kalırsanız sevinirim :)
SilÇok etkileyici ve sürükleyici yazmışssınız. Geçmiş olsun diyorum fakat siz yazarak acıya nasıl göğüs gerdiğinizi göstermişssiniz. Siz yazmaya biz okumaya devam...
YanıtlaSilÇok teşekkürler desteğiniz için.
SilSeni once tebrik ediyorum ayrica tesekkurler bu yaziyi paylastigin icin.Yasadiklarindan ogrenecegimiz şeyler var.Seni tanımıyorum fakat öyle samimi ve içten yazmışsın ki sana sen
YanıtlaSildiye hitap ediyorum.Lütfen yazılarına devam et.Bu yazdıkların inan bakış açım değiştirdi. Güç,motivasyon,sağlık seninle olsun.Sevgiler.
Seni once tebrik ediyorum ayrica tesekkurler bu yaziyi paylastigin icin.Yasadiklarindan ogrenecegimiz şeyler var.Seni tanımıyorum fakat öyle samimi ve içten yazmışsın ki sana sen
YanıtlaSildiye hitap ediyorum.Lütfen yazılarına devam et.Bu yazdıkların inan bakış açım değiştirdi. Güç,motivasyon,sağlık seninle olsun.Sevgiler.
Çok çok teşekkür ediyorum ben de samimiyetin ve desteğin için. Sonraki yazılarımda görüşmek üzere :)
SilKendi dışında bir insanın acısının,yaşama-hayatta kalma mücadelesini hissetmemi ve hayata daha pozitif bakmamı sağlaman,beni içinde bulunduğum zorlukların ne kadar da sıradan olduğunu gösterdi..."Keşke" içinde yaşadığın durumlar olmasa ve bende yaşam farkındalığını başka olaylardan alabilseydim...Herzaman yanındayım,sadece bir telefon kadar yakınındayım inan bana...
YanıtlaSilKendi dışında bir insanın acısının,yaşama-hayatta kalma mücadelesini hissetmemi ve hayata daha pozitif bakmamı sağlaman,beni içinde bulunduğum zorlukların ne kadar da sıradan olduğunu gösterdi..."Keşke" içinde yaşadığın durumlar olmasa ve bende yaşam farkındalığını başka olaylardan alabilseydim...Herzaman yanındayım,sadece bir telefon kadar yakınındayım inan bana...
YanıtlaSilSercan canımsın. Çok teşekkürler gerçekten. Senin samimiyetine eminim,sağolasın.
Sil