8 Şubat 2016 Pazartesi

Diyaliz öncesindeki 'ben' ve tanı..

     


          Merhabalar..


Bir önceki yazım ilk blog deneyimim olduğu için biraz acemiliğime geldi tabi ve kendimi hiç tanıtmadım. Bu hastalık nasıl ortaya çıktı,ondan da bahsetmedim. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.


         Ben 1981 Ankara doğumluyum ama hayatımın ilk 23 senesini Mersin'de yaşadım. Ortaokulda basketbol oynamaya başladım. Boyumun avantajıyla olduğuna emin olduğum bir şekilde (çünkü 1.85 boyundaydım ve kesinlikle basketbol oynamayı bilmiyordum :)) yıldız ve genç milli takım aday kadrosuna çağırıldım sayısız defa. Şuanda bazılarınızın televizyonda izlediği birçok yıldız kadın basketbolcu benim arkadaşımdı. Ortaokul ve lise basketbolla geçti. Mersin'de başladım, İstanbul'a transfer oldum. Sonra biraz ara verdim üniversite sınavına hazırlanma bahanesiyle ve üniversiteyi kazandığım Bolu'da bir süre daha oynadım filan. Hayatla dalga geçen,birçok tanıdığımın 'asi', 'manyak' diye tanımladığı,değişik bir karakterdim. Hayat bir şekilde devam ediyordu işte. (Yüksek tansiyon hastası olmamla ilgili uzun bir hikaye var ama bence onu anlatmama gerek yok.) 

         Üniversite sonrası ailemle Ankara'ya taşınmıştık. Mersin'den sonra bu garip,karasal şehre alışmaya çalışıyordum. 

        Neyse bir gün odamda uzanmışım,takılıyorum öyle. Karnımda bir şişlik fark ettim. Dokunduğumda sert bir şey geldi elime ve annemi çağırdım. Dedim "sence bu ne olabilir?" ,o da anlam veremedi ve "doktora gidip gösterelim" dedi. Sonraki günlerde gittik hastaneye.. Doktor muayene etti ve bunu bir de nefrolog görsün dedi. Ona da gittik;testler ultrasonlar filan.. Sonuçta Polikistik Böbrek hastalığım olduğu çıktı ortaya. Yani böbreğimin içi kistlerle doluydu ve böbrek o kadar büyümüştü ki karnımdan elime geliyordu. 

         Bu kistler, böbreğin süzme işlerini yapan her yeri kapladığı için böbreğin fonksiyonunu yitirmesine sebep oluyor. Benim böbreğim şu aşağıda sağdaki gibi işte;





          Böyle pembe pembe sevimli bir fotoğraf seçtim çünkü gerçekteki hali biraz fazla 'grafik'. Rahatsız olabilecekler olabilir. Asıl görüntüyü merak edenler Google hazretlerine 'polikistik böbrek yetmezliği' yazıp bakabilir. 

          Neyse doktor "Bu kistler sende yetmezliğe sebep oluyor. Kistlerin alınması diye bir şey söz konusu değil. Tedavi edilmesi diye bir şey söz konusu değil ve bu durumdaki bir böbrekle en fazla 2 sene ve ilaçlarla diyalize girmeden yaşayabilirsin ama bu işin artık dönüşü yok. 2 sene sonra değilse de bir süre sonra kesinlikle diyalize gireceksin." dedi özetle. O zamana kadar ne diyaliz nedir bilmişimmm ne de nasıl bir bela olduğunu.. Bir şekilde bilgi edinmeye çalıştım ama asla yeterli değildir bu bilgiler. Çünkü sizi çok da korkutmak istemezler. Hele ki benim gibi genç olanlar bu gerçekleri kaldıramaz genelde, o yüzden çok bilgi vermediler bana da. 

         Ben de bu az bilgiyle ilaç tedavisine başladım 'güya'. Güya diyorum çünkü hiçbir insanoğlu kendisine "bundan sonra hayatın boyunca bu ilaçlarla yaşayacaksın" dendiğinde "Aa öyle mi? Tamam o zaman,yutayım her gün bir avuç ilacı hayat boyu" deyip o hayata adapte olamaz. Hele ki 22-23 yaşında, hayat umurunda olmayan, tek düşündüğü arkadaşlarıyla kaynatmak olan genç bir kızsa bu kişi hiç konduramaz kendine.. İlacı grip olunca içersin birkaç gün zor bela,sonra hayatına kaldığın yerden devam edersin. Ben de konduramadım tabi ki ve ilaçlarımı düzenli içmedim. Belki de diyalize giriş sürecini hızlandırdım ama umurumda değildi ki.. Çünkü ben hasta değildim bana göre. İlaçlar adam gibi içilmedi,hayat yüksek tansiyonlarla,ayakların gözlerin davul gibi şişmesiyle devam etti ve artık üre-kreatin değerleri diyaliz boyutuna yaklaştığında,bir önceki yazımda bahsettiğim fistül açıldı el bileğime ve hayatımın en muhteşem geçmesi gereken, iş hayatına atıldığım ve "belki ileride bir kariyerim olur" diye hayata tutunmaya çalıştığım 25 yaşımda başladım diyalize. 

         Çok yıkıcı bir şeydi. Hala da yıkıcı.. Asla alışamadım ve alışmıycam da.. 9 yıl bazen bana bile çok inanılmaz bir süre olarak geliyor. "Nasıl devam ettim? Bu kadar şey yaşandı hala nasıl buradayım? Bir insan nasıl 9 yıldır diyalize giriyor olabilir ya?" diye soruyorum kendime. Cevabı yok tabii.. Ama bu 9 senenin 7 yılını bana çok daha katlanılır hale getiren,benim yakınmalarıma,saçmasapan dertlerime maksimum sabır gösterip,her zaman yanımda olan canım eşim var. Onun hakkını asla ödeyemem. Onun hayatıma girmiş olması,hayatımda olmaya devam etmek istemiş olması benim en büyük şansım. Keşke her ciddi hastalığı olan kişinin yanında böyle bir melek olabilse..

         Bugünlük daha fazla uzatmak istemiyorum. Detayların olduğu yazılarım gelecek. Teşekkür ederim herkese. Hoççakalınnn!
         

5 Şubat 2016 Cuma

Diyalize başlangıç..

       Evet;ben şimdi çok sıkıcı,kimsenin duymak,öğrenmek istemediği,okuduğu zaman içine fenalıklar bastıran,her zaman tabu olan,hiçbir zaman ilgi çekmeyen,'like' ve paylaşım almayan birşeylerden bahsetmeye başlıyorum. Şimdiden sıkıldınız aslında,kabul edin :) Başlığı okurken bile hatta.. 

      "Peki neden böyle oluyor?" diye çok düşündüm. Neden benim bu konuyla ilgili paylaşımlarım,yakarışlarım,dikkat çekme çabalarım hiçbir zaman ilgi görmüyor da şakalı,komik videolar,fotoğraflar ve yazılar ilgi görüyor,sürekli like ve yorum alıyordu? 

      Sonrasında sebebini buldum; çünkü kişi sağlıklı bir hayat sürerken ve canını sıkan başka bir sürü şey varken (para-pul,çoluk-çocuk,iş-güç vs.) belki de başına bir gün gelebilecek ama şuanda başında olmadığı için umursamadığı şeyleri görmekten nefret ediyordu. Canını sıkacak yeni bir şey vardı çünkü orada. Tanıdığı bir kişi bu sıkıntıyı yaşıyordu ve artık görmüştü hayatta böyle şeyler de yaşandığını ama görmezden gelmek istiyordu çünkü bunları kendi de yaşayabilirdi ve bu gerçekten canını çok sıkıyordu. O yüzden 'ignore' etmek çok daha rahatlatıcıydı onun için. "Sezi yine dertlerinden bahsetmiş,şimdi bu gerçekle yüzleşicem ve canım sıkılacak" ve hooop hemen geçiyor o paylaşımı..

      Bu durumu farketmiş ve algılamış olsam da maalesef hala zor geliyor böyle düşünülmesi.. Şimdi aranızdan belki de " saçmalama,yok öyle bir şey" diyenler çıkacak ama kımooonnn kandırmayalım birbirimizi :) Neyse bu bölümü çok fazla uzatmışım farketmeden.. Sizi diyaliz makinesiyle tanıştırayım;